Bir Hint efsanesi, omuzlarındaki tahta sopanın iki ucuna bağladığı büyük sürahilerle her gün köyüne su taşıyan bir adamın hikayesini anlatır: Sürahilerden biri diğerinden daha eskiydi ve üzerinde küçük çatlaklar vardı; adam onca yol boyunca su taşıyıp da eve vardığı her sefer, eski sürahideki suyun yarısı akıp gitmiş oluyordu.Adam iki yıl boyunca aynı yolculuğu yaptı. Genç sürahi işini iyi yaptığından dolayı hep gururluydu, görevine son derece uygun yaratıldığından emindi; öte yandan diğer sürahi, üzerindeki çatlakların uzun yıllar çalışmanın sonucunda oluşmuş olduğunu bildiği halde, görevini yarım bir şekilde yerine getirdiği için ölesiye utanç duyuyordu. O kadar utanıyordu ki, bir gün, tam adam onu pınarın suyu ile doldurmaya hazırlanırken konuşmaya karar verdi.
''Yaşlılığımdan dolayı özür dilemek istiyorum'' dedi,
''Bana doldurduğun suyun sadece yarısını evine götürebiliyorsun, bu yüzden de evdeki susuzluğun ancak yarısını bastırabiliyorsun.''
Adam gülümsedi ve şöyle dedi:
''Eve dönerken geçtiğimiz yola dikkatli bak.''
Sürahi, adamın dediği gibi yol boyunca çevresine dikkatle baktı ve yolun sadece bir tarafında büyüyen bir sürü çiçek ve bitki olduğunu fark etti.
''Yolun senden yana olan tarafında doğanın ne kadar güzel bir hal aldığını görüyor musun'' dedi adam.
''Çatlakların olduğunu biliyordum ve bundan bir yarar sağlamaya karar verdim. Yolun bu tarafına çiçekler ve sebzeler ektim ve her geçişimizde sen akıttığın sularla onları suladın. Buradan evimi güzelleştirmek için binlerce gül topladım, çocuklarıma bu sayede yetişen lahanaları, kabakları, soğanları yedirdim. Eğer sen böyle olmasaydın, bunu asla yapamazdım. Hepimiz bir gün yaşlanır başka özellikler kazanırız ve bu özellikler her zaman bir avantaja dönüştürülebilir.''
29 Ocak 2006 Pazar
27 Ocak 2006 Cuma
Ahmaklardan Kaçmak
AHMAKLARDAN KAÇMAK...Yazan: Okay GönensinMevlâna "Mesnevi" de bir Hazreti İsa hikâyesi anlatır:
Bir gün Hazreti İsa arkasına endişeyle bakarak kaçıyormuş.Adamın biri bu durumu görmüş, merak etmiş:"Arkanda kimseyi görmedim ama sen kaçıyorsun, kimden kaçıyorsun?" Hazreti İsa cevap vermeden koşmaya devam etmiş. Adamın da inadı tutmuş peşine takılmış. Biraz yaklaşınca bağırmış: "Ne olur biraz dur da söyle, çok merak ettim neden kaçtığını; arkanda ne insan var ne de hayvan...
"Bunun üzerine Hazreti İsa durmuş, adamın yanına gelmiş ve cevap vermiş:- Ben bir ahmaktan ve bütün ahmaklardan kaçıyorum...Adam şaşırmış:
- Körlerin gözlerini, sağırların kulaklarını açan sen değil misin?
- Evet...- Ölüleri dirilten sen değil misin?
- Evet benim...
- Topraktan kuşlara can veren sen değil misin?
- Evet benim...
Adam biraz daha meraklanmış:
- Bunca mucizeyi yaratan Hazreti İsa bir ahmaktan ve bütün ahmaklardan neden kaçar?
"Dinle" demiş Hazreti İsa,
"Bütün dediklerin doğru.Körler için dua ettim gözleri açıldı...Sağırlar için dua ettim kulakları açıldı...Cansız bedenler canlandı...Ama ahmağın gönlüne ve kafasına hiçbir şey sokmayı başaramadım... Konuştum kafasına girmedi... Okudum yüreğine gitmedi...Yüzlerce kez okudum...Binlerce kez konuştum...On binlerce kez anlattım...Ama ahmak, ahmaklar sadece bir kaya parçasına dönüştü...Ne kafaları kımıldadı ne de yürekleri...Böylece ahmaklardan her türlü kötülüğün gelebileceğini anladım, bu yüzden bütün ahmaklardan kaçıyorum..."
Kaynak: http://www.vatanım.com.tr/
Bir gün Hazreti İsa arkasına endişeyle bakarak kaçıyormuş.Adamın biri bu durumu görmüş, merak etmiş:"Arkanda kimseyi görmedim ama sen kaçıyorsun, kimden kaçıyorsun?" Hazreti İsa cevap vermeden koşmaya devam etmiş. Adamın da inadı tutmuş peşine takılmış. Biraz yaklaşınca bağırmış: "Ne olur biraz dur da söyle, çok merak ettim neden kaçtığını; arkanda ne insan var ne de hayvan...
"Bunun üzerine Hazreti İsa durmuş, adamın yanına gelmiş ve cevap vermiş:- Ben bir ahmaktan ve bütün ahmaklardan kaçıyorum...Adam şaşırmış:
- Körlerin gözlerini, sağırların kulaklarını açan sen değil misin?
- Evet...- Ölüleri dirilten sen değil misin?
- Evet benim...
- Topraktan kuşlara can veren sen değil misin?
- Evet benim...
Adam biraz daha meraklanmış:
- Bunca mucizeyi yaratan Hazreti İsa bir ahmaktan ve bütün ahmaklardan neden kaçar?
"Dinle" demiş Hazreti İsa,
"Bütün dediklerin doğru.Körler için dua ettim gözleri açıldı...Sağırlar için dua ettim kulakları açıldı...Cansız bedenler canlandı...Ama ahmağın gönlüne ve kafasına hiçbir şey sokmayı başaramadım... Konuştum kafasına girmedi... Okudum yüreğine gitmedi...Yüzlerce kez okudum...Binlerce kez konuştum...On binlerce kez anlattım...Ama ahmak, ahmaklar sadece bir kaya parçasına dönüştü...Ne kafaları kımıldadı ne de yürekleri...Böylece ahmaklardan her türlü kötülüğün gelebileceğini anladım, bu yüzden bütün ahmaklardan kaçıyorum..."
Kaynak: http://www.vatanım.com.tr/
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)