25 Kasım 2010 Perşembe

Bilişim Yıldızları 2010 ödülleri bugün sahiplerini buldu...

Türkiye Bilişim Derneği tarafından düzenlenen Bilişim Yıldızları 2010 E-dönüşüm yarışması ödül töreni bugün Kadir Has Üniversitesi'nde yapıldı. Törene biraz geç katılsam da ödüller verilmeden törene yetişebildim.

E-eğitim kategorisinde birincilik ödülünü Türk Telekom Akademi, ikincilik ödülünü ise Teknosa Akademi kurumsal e-öğrenme portalleri kazandı. Her iki portalinde bir Enocta projesi olması bizim için ayrıca gurur verici bir konu oldu.

E-öğrenme sektörünün gelişmesine ve daha kaliteli ürünlerin ortaya çıkmasına destek olan bu organizasyonların devamını diliyoruz.

21 Kasım 2010 Pazar

Future-Learning 3. Uluslararası Gelecek İçin Öğrenme Alanında Yenilikler Konferansı 2010: e-Öğrenme

Future-Learning 3. Uluslararası Gelecek İçin Öğrenme Alanında Yenilikler Konferansı 2010, İstanbul Kültür Üniversitesinde 10-14 Mayıs 2010 tarihleri arasında düzenlendi.

Bu tarihte askerde olduğum için konferansa katılamadım ancak katılan arkadaşlarımı dinleyip konferans programına baktığımda çok şey kaybettiğimi düşünüyorum.

Bu tarz etkinliklerin takip edilmesi e-öğrenme içerik sağlayıcıları kadar e-öğrenme hizmeti alan kurumlar için de oldukça önemlidir.

3. Ulusal BÖTE Öğrenci Kurultayı'na konuşmacı olarak katıldım

16-17 Mayıs 2009 tarihinde Eskişehir Osmangazi Üniversitesinde düzenlenen 3. Ulusal BÖTE Öğrenci Kurultayı'na çalıştığım firmayı (Enocta) temsilen konuşmacı olarak katıldım.
"E-öğrenme Sektöründe BÖTE Mezunlarına Kariyer Fırsatları" konulu seminerime katılan ve Enocta standına yoğun ilgi gösteren arkadaşlara kendim ve Enocta adına teşekkür ederim.

Her üniversite öğrencisi gibi BÖTE öğrencilerinin de aklını kurcalayan soruların başında "Mezun olduktan sonra ne iş yapacağım?" sorusu vardır. Aslına bakarsanız BÖTE bölümlerinin kuruluş amacı Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ilk öğretim kurumlarının Bilgisayar Öğretmeni açığını gidermektedir. Ancak bölüm müfredatı ve hazırlanan öğrenci projeleri incelendiğinde BÖTE mezunlarının eğitim, eğitsel tasarım, bilgisayar bilimleri, görsel tasarım ve yazılım gibi çok farklı alanlarda bilgi ve beceri sahibi olabildikleri görülmektedir. Bu noktadan bakıldığında BÖTE öğrencilerinin öğretmenlik haricinde yapabilecekleri çok farklı meslekler ortaya çıkmaktadır.

Seminerde de bahsettiğim gibi BÖTE öğrencilerinin bu bilinçle öğrencilik yılllarını değerlendirmeleri ve hangi alanlarda başarılı olduklarını ve hangi işleri daha keyif alarak yapabileceklerine karar vermeleri gerekmektedir.

BÖTE mezunlarının son dönemde aktif olarak yoğunlaştığı ve kendisini gösterdiği sektörlerden birisi de elektronik öğrenme sektörüdür. Elektronik öğrenme sektörü son dönemde gerek dünyada gerekse ülkemizde çok hızlı gelişmekte olan bir sektördür. Büyük firmaların hemen hemen hepsi eğitim faaliyetleri kapsamında sınıf içi eğitimleri ve uzaktan eğitimleri birlikte değerlendirmektedir. Özellikle son dönemde çoğu firma kurum içerisinde kurduğu küçük ekiplerle kendi e-öğrenme içeriklerini kendileri hazırlayama başlamışlardır. Firmalar bu ekipleri oluştururken verdikleri iş ilanlarına "Tercihen BÖTE mezunu" ifadesini de eklemeye başlamışlardır. Dolayısı ile gelişmekte olan e-öğrenme sektörü BÖTE mezunları için ciddi bir istihdam kapısı olacaktır.

Sonuç olarak; BÖTE mezunlarının mezun olduktan sonra ne iş yapacaklarına kendilerinin karar vermesi gerekmektedir. Değerli BÖTE öğrencisi arkadaşlar; bu kararı verebilmek için bölümde aldığınız deslerde hazırladığınız projeler çok önemlidir. Bu projelerde kendinizi hatta birbirinizi değerlendirin, size uygun ve başarılı olabileceğiniz iş alanını belirlemeye çalışın. İkinci olarak iş hayatına mümkün olduğu kadar erken başlayın. Bunu yapabilmek için yapabildiğiniz kadar staj yapıp işlerin nasıl yapıldığını, iş arkadaşları ile iletişim kurmayı, iş ortamının dinamiklerini öğrenmeye çalışın. Son olarak kendinizi geliştirmek için ilgilendiğiniz alanlar ile ilgili yapabildiğiniz kadar arştırma yapıp edinebildiğiniz kadar bilgi edinin. Çalışacağınız iş ne olursa olsun diplomanızı değil edindiğiniz bilgi ve deneyimleri kullanacağınızı unutmayın.

Hepinize;
Sağlık, mutluluk ve başarılar dilerim.

20 Kasım 2010 Cumartesi

E-öğrenmede Etkileşim

İlk yaygınlaşmaya başladığı yıllarda “Online Eğitim” ya da “Web Tabanlı Öğrenme” gibi farklı isimlerle anılan e-öğrenme o yıllarda online kitaplar oluşturma olarak algılansa da son zamanlarda e-öğrenmeden beklenenler artmıştır. İçeriklerin internette online kitap formatında sunulmasına nazaran e-öğrenmenin en belirgin özelliği içerik sunumunda kullanılan etkileşimlerdir. Eğitsel tasarım uzmanlarını en fazla zorlayan konulardan biri olan içeriğe uygun etkileşimlerin tasarlanması e-öğrenme karşıtları tarafından da en fazla dile getirilen konulardan biridir.

Etkileşim, öğrenenin ilgisini, katılımını ve uğraşını öğrenme sürecine dahil etmek için kullanılan içerik sunum tekniğidir (Nicholson, 2005). e-Öğrenmede etkileşim denildiğinde birçok insanın aklına ileri-geri butonlarına tıklanarak kolaydan zora doğru ilerleyen içeriklerin okunması gelmektedir. Ancak içeriğe uygun tasarlanmış etkileşimler öğreneni bilgisayar karşısında ekranın belirli bölgelerine tıklayan bir kullanıcı profilinden çıkarıp; öğrenme aktivitesinin merkezinde, öğrenme sürecini yönlendirme yetkisine sahip aktif bir kullanıcı haline getirmektedir. Michael Yacci’nin (2000) de dediği gibi etkileşim uzaktan eğitimin başarısını etkileyen kritik bir değişkendir.

e-Öğrenmede etkileşimden beklenenler aşağıdaki gibi sıralanmaktadır: (elearningspace, 2002)
  • Öğrenenin ilgisini konu üzerine toplamak,
  • Toplanan ilginin devamlılığını sağlamak,
  • Bilgiyi aktarmak,
  • Bilginin hatırlanmasını kolaylaştırmak,
  • Bilginin öğrenen üzerinde yansımalarını teşvik etmek.
Beklenti listesinin kabarık olması belki de Eğitsel Tasarım Uzmanları’nın etkileşim tasarlarken neden zorlandıklarını açıklamaya yetecektir. Birçok e-öğrenme uygulamasında karşılaşılan çoktan seçmeli soru, bulmaca, hareketli grafik, sürükle-bırak etkileşimleri, animasyon ve simülasyon formatındaki etkileşimler uygun bir öğrenme ortamında öğrenenin bildiklerini uygulamasına imkân sağladıklarında yukarıda bahsedilen beklentilerin bazılarını yerine getirseler de birçok uzman tarafından konuya uygun çok daha etkili etkileşimlerin geliştirilmesi gerektiği savunulmaktadır. Bu durumda klasikleşen etkileşimler yerine daha etkili ve öğrenen açısından destekleyici etkileşimler tasarlanması öğretimsel etkileşim bileşenlerinin iyi kavranmasına ve tasarlanmasına bağlıdır. Michael Allen (2003), “Guide to e-Learning” isimli kitabında öğretimsel etkileşimlerin bileşenlerini; ortam (context), meydan okuma (challenge), etkinlik (activity) ve geribildirim (feedback) olmak üzere dört başlıkta toplamıştır.

Ortam (Context):
Ortam, öğrenenin tasarlanan durumu zihninde canlandırmasını sağlar ve öğrenen gözünde etkileşime anlam katar. Bir başka deyişle; ortam ne kadar gerçeğe yakın olursa, öğrenenin olayı zihninde canlandırması ve konu üzerinde düşünmeye başlaması o kadar kolay olur.

Meydan Okuma (Challenge):
Meydan okuma, iyi tasarlanmış bir etkileşim ortamı içerisinde öğrenene ne yapması gerektiğine dair uyarılar veren etkileşim bileşenidir. Öğrenenin cevap verdiği sorular, öğreneni düşünmeye zorlamanın en basit örneğidir. Etkileşim ortamında meydan okunan öğrenen, problemi çözmek için bildiklerini ve öğrendiklerini düşünmek ve yorumlamak zorunda kalır. Bu anlamda, “Devam etmek için ‘ileri’ butonuna tıklayın.” şeklindeki ifadeler öğreneni konu üzerinde düşünmek zorunda bırakmadığı için bir etkileşim uyarısı değildir.

Etkinlik (Activity):
Etkinlik, etkileşim ortamında meydan okunan öğrenen tarafından sergilenen fiziksel aktivitelerdir. Etkinlik tasarımında dikkat edilmesi gereken noktalardan birisi, öğrenenin düşündüklerini kolaylıkla ifade edebilecekleri yapıya sahip olmalarıdır. e-Öğrenmede öğrenenin çözmesi gereken probleme karşı ne düşündüğünü ve ne karar verdiğini kolaylıkla ifade etmesine izin vermeyen, bunun yerine öğrenenin bilgisayar becerilerine ve yetkinliklerine endekslenmiş etkinlikler başarısız etkinliklerdir.

Geribildirim (Feedback):
Geribildirim, meydan okunan öğrenen tarafından gerçekleştirilen aktivitenin doğruluk derecesi hakkında öğrenene dönüt veren bileşendir. Öğrenene geribildirim verilmesindeki amaç, sergilediği fiziksel aktivitenin iyi ya da kötü sonuçları hakkında bilgi vermektir. Etkileşim ortamında verilen geribildirimlerde en fazla yapılan yanlışlardan birisi verilen cevapların doğruluk veya yanlışlıkları konusunda varılan yargıyı anında öğrenene bildirmektir. Bu şekilde bir yaklaşım öğrenenin, verdiği cevabın neden doğru ya da neden yanlış olduğu düşünmemesine neden olabileceği gibi öğrenme motivasyonunu da azaltabilmektedir.
Sonuç olarak, e-öğrenme ortamında etkileşimler online soru olmaktan çok daha fazlasını ifade etmektedirler. Öğrenmenin kalıcılığı öğrenenin öğrendiklerini ve bildiklerini uygulamasına bağlı olduğuna göre, e-öğrenme ortamlarında etkileşimler, inkâr edilemez öneme sahiptirler. Etkileşim tasarımında her bir bileşenin itina ile tasarlanması ve öğrenene katkılarının değerlendirilmesi gerekmektedir.

Kaynakça:
  1. Designing Interactive Activities (2005, Ekim)
    1 Temmuz 2007 tarihinde http://iit.bloomu.edu/online/Interactive%20Activities/interactivity.htm adresinden alınmıştır.
  2. Michael Yacci, Interactivity Demystified: A Structural Definition for Distance Education and Intellicent CBT (Ağustos, 2000)
    1 Temmuz 2007 tarihinde http://www.it.rit.edu/~may/interactiv8.pdf adresinden alınmıştır.
  3. Interaction (2002)
    1 Temmuz 2007 tarihinde http://www.elearnspace.org/Articles/Interaction.htm adresinden alınmıştır.
  4. Allen, M. (2003) Guide to e-Learning. New Jersey: John Wiley & Sons, Inc.
Bu makale www.enocta.com adresinde 19.07.2008 tarihinde yayınlanmıştır.