20 Nisan 2013 Cumartesi

İnsan bildiğini neden paylaşır ???

Kurumlarda son dönemde popüler olan Sosyal Öğrenme Platformları, kurum içinde çalışanlarının birbirlerinden öğrenmesini destekleyen ve bilenin bilmeyen öğrettiği bir sistem. Peki; insanlar neden bildiklerini paylaşmak, diğer insanlara aktarmak isterler? Hatta bir  "Bir insan neden Blog yazar?"

Hiç düşündünüz mü?

Fazla kendinizi zorlamayın, çünkü bundan tam 70 yıl önce Abraham Maslow İhtiyaçlar Hiyerarşisi Teorisi'nde bu soruya çoktan cevap vermiş. Biz eğitimcilere de sadece okumak ve anlamak kalıyor... Aşağıya kısa bir Wikipedia açıklaması ekliyorum isterseniz internette çok daha detaylı kaynaklar bulabilirsiniz.

Not: Çevrenizdekileri kategorize etmeye çalışmayın, malüm psikoloji konuları çok derine girince bünyeyi bozar. :)


Maslow teorisi, insanların belirli kategorilerdeki ihtiyaçlarını karşılamalarıyla, kendi içlerinde bir hiyerarşi oluşturan daha 'üst ihtiyaçlar'ı tatmin etme arayışına girdiklerini ve bireyin kişilik gelişiminin, o an için baskın olan ihtiyaç kategorisinin niteliği tarafından belirlendiğini sözkonusu etmektedir. Maslow'un kişilik kategorileri kendi aralarında bir dizilim oluştururlar ve her ihtiyaç kategorisine bir kişilik gelişme düzeyi karşılık gelir. Birey, bir kategorideki ihtiyaçları tam olarak gideremeden bir üst düzeydeki ihtiyaç kategorisine, dolayısıyla kişilik gelişme düzeyine geçemez.

Maslow, gereksinimleri şu şekilde kategorize etmektedir:
  • Fizyolojik gereksinimler (nefes, besin, su, cinsellik, uyku, denge, boşaltım)
  • Güvenlik gereksinimi (vücut, iş, kaynak, etik, aile, sağlık, mülkiyet güvenliği)
  • Ait olma, sevgi, sevecenlik gereksinimi (arkadaşlık, aile, cinsel yakınlık)
  • Saygınlık gereksinimi (kendine saygı, güven, başarı, diğerlerinin saygısı, başkalarına saygı)
  • Kendini gerçekleştirme gereksinimi (erdem, yaratıcılık, doğallık, problem çözme, önyargısız olma, gerçeklerin kabulü)
Maslow'a göre birey için o an baskın olan gereksinimler hangi kategoriye ait gereksinimler ise, diğer deyişle günlük etkinlikleri ağırlıklı olarak hangi gereksinimleri doyurmaya yöneliyorsa, kişilik gelişmişlik düzeyi de onun istencinden ya da seçiminden bağımsız olarak bu gereksinim kategorisine karşılık gelen düzeyde bulunacaktır.

Belirli bir kategorideki gereksinimler tam olarak karşılanmadan kişi bir üst düzeydeki kategorinin gereksinimlerini algılamaz, böyle gereksinimleri yoktur. Örnek olarak günlük olarak karnını doyurabilen fakat güvenlik içinde bulunmayan, kendini sürekli olarak olası bir tehdit altında algılayan bir insanın, dünya görüşünü geliştirmek için kitap okumak gibi bir gereksinimi yoktur.
Belirli bir gereksinim kategorisindeki gereksinimlerin karşılanması durumunda kişi, bir üst kategorideki gereksinimleri karşılamaya yönelecektir. Bu durum kişilik gelişme düzeyini de bir üst düzeye sürükleyecektir.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Maslow_teorisi

Bu arada Abraham Maslow; psikolog olmasına rağmen çalışmalarını Bireysellik ve Profesyonellik konuları üzerine yoğunlaştırdığı için eğitimciler tarafından da yakından bilinen bir zatı muhteremdir. Psikoloji'de Humanistlik ekolünün de sembolü olarak bilinir. Sayesinde eğitim ve gelişimde insana değer veren ve insan potansiyelini ortaya çıkarmaya çalışan eğitim teorileri ve modelleri geliştirilmiş, öğreneni boş kutuya benzeten "öğretme" kavramı demode olmuş "öğrenme" kavramı daha sık kullanılır olmuştur.